Icare

İcare, lugatta ücret anlamına gelir. Buna ecr de denir. İcare, çalışarak elde edilen yararlı işlerde kullanılır. Ecr kelimesi ise genellikle ahiret sevabı için kullanılır. İcare´nin ıstılahı mânâsına gelince, Muğni´l-Muhtaç müellifi onu ´menfaat üzerine yapılan bir akid´ şeklinde tarif etmektedir.

´Menfaat üzerine yapılan akid´den maksat, kişinin o menfaatleri kendi mülküne geçirmesidir. Nitekim icare1 nin bir tarifi de ´Bedelden ötürü menfaatleri mülkiyete geçirmek´ şeklindedir.

Tarif menfaat şartı üzere yapılmıştır ve icarenin erkanından bir erkan olarak menfaat´ten ve şartlarından söz edildiğinde bunun izahı yapılacak­tır.

İcare´nin Meşruiyeti

Müslümanlar, Kur´an ve Sünnet´e dayanarak icare´nin meşru ve caiz olduğunda ittifak etmişlerdir.

Şayet sizler için (çocuklarınızı) emzirirlerse, onlara ücretlerini öde­yin. CTalâk/6)

Görüldüğü gibi ayet, boşanan kadınlar çocuklarını emzirirlerse onla­rın ücretlerinin verilmesini, çocukların babalarına emretmektedir. Bu da ücretin, süt verenin hakkı olduğuna delâlet eder. Ancak kadın ücretle emzirmek üzere akid yaparsa, yani ´Ben ücretle emziririm´ derse, Çocuğun babası da razı olursa, ücret alabilir. Akid yapmaksızın çocuğunu kendiliğinden emzirirse, ücret alamaz. Bu, teberru sayılır. Teberru yapan kişi ise, karşılığında hiçbir şey aîamaz. Hz. Şuayb ve kızının ağzından ifade edilen şu ilahî kelâm.da icare´nin meşruiyetine delildir:

O kadınlardan biri ´Ey baba! Bunu (Musa´yı çoban olarak) ücretle tut. Çünkü o ücretle tutacağın kimselerin en iyisi ve en emniyetli olanıdır´ dedi. Babalan (Musa´ya) ´Sekiz sene bana kendini kiralaman şartıyla şu iki kızımdan birini sana nikâh etmek istiyorum´ dedi. (Kasas/26-27)

İcare´nin meşruiyeti hususunda birçok hadîs bulunmaktadır ki onlar­dan bazılarını aşağıda nakledeceğiz.

Hz. Aişe şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber ile Hz. Ebubekir, Deyloğul-ları´ndan sonra Abd b. Adîyoğulları´ndan yol kılavuzluğunda maharetli (Abdullah b. Uraykıt adında) bir kimseyi ücretle tuttular. Bu adam halen Kureyş kâfirlerinin dini üzere (müşrik) idi. Fakat Peygamber ile Ebubekir onun doğruluğuna emniyet ve itimat ettiler de develerini ona teslim ettiler ve üç gece sonra develeriyle beraber Sevr mağarasında buluşmak üzere va´dleşip muahede yaptılar. Bu kılavuz, Peygamber ile Ebubekir´in develeriyle üçüncü gecenin sabahında Sevr mağarasına, onların yanına geldi. Hz. Peygamber ve Hz. Ebubekir, beraberlerinde Âmir b. Füheyre ve kılavuz Abdullah b. Uraykıt olduğu halde yola koyulup gittiler".[1]

Hanzala, Râfi b. Hadîc´e arazi kiralanması meselesini sorduğunda, Râfi cevaben ´Rasûlullah (s.a) arazi kiralanmasından nehyetti1 dedi. Hanzala der ki: "Bunun üzerine ben ´Altın ve gümüş (para) ile arazi kira­lamayı da nehyetti mi?´ diye sordum, Râfi ´Altın ve gümüş (para) ile arazi kiralamakta beis yoktur´ dedi".[2]

Râfi b. Hadîc´in şöyle dediği rivayet edilmiştir: ´Biz, Ensar´m en çok tarlası olan kimseleriydik. Arazinin şurası bizim, şurası da işçilerin olmak üzere tarlalarımızı kiraya verirdik. Bazen arazinin bir parçası mahsul verir, bir parçası vermezdi. Nihayet Rasûlullah bizleri bu teminatsız kira akdinden nehyetti. Fakat gümüş parayla arazi kiralamaktan nehyetmedi´.[3]

Hz. Peygamber -bir hadîs-i kudsî´de- şöyle buyurmuştur:

Yüce Allah şöyle buyurdu: ´Üç (sınıf insan) vardır ki kıyamet gü­nünde ben bunların hasmıyım: Bana ismimle akid verip de sonra ahdini bozan kimse, hür bir insanı köle diye satıp da onun parasını yiyen kimse, bir işçiyi ücretle tutup işi tam yaptırdığı halde onun ücretini vermeyen kimse!´.[4]

İcare´nin Rükûnlan ve Şartları İcare´nin dört rüknü vardır:

1. Akid yapan iki kişi

2. Siga

3- Menfaat 4. İllet

1. Akid Yapan İki Kişi

Bunlar ücret veren ile ücretle çalışandır. Bunların akid yapma ehliye­tine sahip olmaları şarttır. Her ikisi de âkil-bâliğ olmalıdır; delinin ve ço­cuğun yaptığı icare akdi sahih olmaz. Çünkü deli ve çocuk mallarının velîsi değildir. Ayrıca icare akdi yapan kişiler hacr altında olmamalıdır. Çünkü icare akdi, mal ile ilgili bir akiddir, bu yüzden de malında tasarruf etme yetkisine sahip olan kişi ile yapılırsa sahih olur.

2. Siga

Siga, icab ve kabul demektir. Ücret veren kişiden sadır olup bedel karşılığında menfaati temlik etmeye delâlet eden sarih veya kinayî her la­fız sigadır. Meselâ kişinin ´Şu malı sana ücret karşılığı kiraya verdim´ veya ´Şu malın bir yıllık kârını, karşılığında şunu yapman şartıyla sana mülk et­tim´ demesi sarih sigadır. ´Şu kadar para karşılığında benimle otur´ veya ´Bu malın kârını senin için kıldım´ gibi lafızlar ise kinayî lafızlardır. Kabul ise ücretle çalışandan sadır olan ´Kabul ettim´ veya ´Ecir kıldım´ gibi lafız­lardır. Eğer bu hususta örf cari olmuşsa parayı veya malı çıkarıp vermek de siga yerine geçer. Meselâ bir yere gitmek üzere bir otobüse binen kişi şoföre ´Şu parayı, beni falan yere götürmen karşılığında sana veriyorum´ demeden, sadece parayı verse, akid sahih olur. Parayı bu şekilde vermek sarih siga; yani icab ve kabul yerine geçer. Nitekim günümüzde âdet bu şekildedir.

Siga´da Bulunması Gereken Şartlar

a. İcab ve kabul, birbirine muvafık olmalıdır.

Meselâ akid yapan kişilerden biri diğerine ´Evimi sana 100 lira karşı­lığında kiraya verdim´ dese, diğeri de ´90 lira karşılığında kabul ettim´ dese, akid sahih olmaz. Çünkü icab ve kabul birbirine muvafık değildir. Bu durum, akdin sahih olmasının şartı olan rızanın bulunmadığına delâlet eder.

b. İcab ve kabul arasına sükût veya akidle ilgisi olmayan bir söz girip uzun bir fasılaya sebep olmamalıdır. Çünkü icab ve kabul arasına uzun bir fasılanın girmesi, kişinin akidden vazgeçtiğine delâlet eder.

c. İcare akdi herhangibir şarta bağlı olmamalıdır.

Meselâ akid yapan kişilerden biri diğerine [Şu evi, Zeyd´in gelmesi şartıyla sana kiraya veriyorum´ derse, akid sahih.olmaz.

3. Menfaat

a. İcare´nin dört rüknünden biri olan menfaat´in birçok şartlan vardır. Onlardan biri şer´an veya örfen maksud ve muteber olmasıdır. Meselâ binmek üzere bir hayvanı veya arabayı kiraya vererek menfaat temin etmek şer´an muteberdir. Karşılığında, şer´an bir kıymeti olmayan şeyi alarak malı kiraya vermek, onu zayi etmek anlamına gelir. Şeriat ise malın zayi edilmesini nehyetmiştir; yani bir kişi malını denize atamaz ´Bu mal benimdir, istediğimi yaparım´ diyemez. Eğer malını zayi etmeye kalkışırsa, buna mani olunur, gerekirse tazir cezasına çarptırılır. Bu bakımdan çalgı (oyun) aletlerini kiraya vermek caiz değildir, çünkü onlardan elde edilen menfaat haramdır. Ruh sahibi olanların (canlıların) resmini çizmek için bir kişiyi kiralamak veya mahrem olmayanların önünde şarkı söylemesi için bir kadın kiralamak caiz değildir, zira bu muamele haramdır. (Ruh sahibi olan canlıların suretlerini yapmak haramdır, fakat bitkiler, ağaçlar, dağlar, ırmaklar.gibi ruh taşımayan nesnelerin resmini yapmak mubahtır). Av veya bekçilik için köpek kiralamak caiz değildir, çünkü köpek şer´an değersizdir. (Ancak sürü sahibi, koyunlarını kurttan korumak durumunda kalırsa, ´Zaruretler haramları mubah kılar´ kaidesine binaen köpek kiralayabilir).

İnsanın hoşa gidecek sözler söylemesi için adam kiralaması caiz de­ğildir. İster ki o adamın bağırıp çağırmasıyla mal daha fazla para etsin ve daha fazla satılsın. Süs amacıyla dinar ve dirhemleri kiralamak da caiz değildir, çünkü bu örfen kasdedilen bir menfaat değildir.

b. Malı kiraya veren kişi, onu teslim etme kudretine sahip olmalıdır.

Malı kiraya veren kişi onu teslim etme kudretine sahip olmazsa, akid sahih olmaz. Bu bakımdan kişi gasbedilen malını gasıptan alma kudretine sahip değilse, o malı kiraya vermesi caiz değildir.

Kaybolmuş veya zayi olmuş bir otomobilin kiraya verilmesi sahih ol­maz. Sulak olmayan, kar´ın, yağmurun ve nem´in de yeterli olmadığı bir araziyi kiraya vermek caiz değildir. Çünkü bu durumda malın menfaati­nin teslim edilmesine güç yetmez. Menfaatin şer´an teslim edilme kudre­tine sahip olunmadığı hususlardan biri de hayizlı veya lohusa olan bir kadının, malını mescid için kiraya vermesidir. Zira mescide hizmet etmek için mescide girmek, orada inceleme yapmak gerekir. Oysa -kirletmeye­ceğinden emin olsa bile- kadının böyle yapması caiz değildir. Çünkü ha-yızli veya lohusa olan bir kadın ancak mescidden geçebilir; orada durup inceleme yapamaz; yani bu durumdaki bir kadın şer´an menfaati teslim etmeye muktedir değildir. Hayızlı veya lohusah olmayan bir kadın malını mescid İçin kiraya verir de bu hizmet esnasında hayız veya lohusa kanı görürse, kira muamelesi fesholur. Kur´an tâlimi de mescidin hizmeti gibidir.

Evli olan bir kadının kocasının İznini almadan başka bir çocuğu em­zirmesi veya bir hizmet için ücretle çalışması sahih olmaz. Çünkü evli bir kadının tüm vakti kocasına aittir. Evli bir kadının, vaktinin bir kısmını başka bir yerde sarfetmesi ancak kocasının izniyle caiz olur. Bu bakımdan evli bir kadın, menfaati şer´an ücret verene teslim etmeye muktedir değildir.

Kocası yanında olmaksızın yolculuk yapmayı,veya bir yabancı er­kekle başbaşa kalmayı gerektiren bir iş için boşanmış bir kadının icar ediimesi caiz değildir. Çünkü bu, açıkça yasaklanan bir durumdur. Bu bakımdan böyle olan bir kadın, şer´an menfaati teslim etmekten aciz sayılır.

c. Menfaat çalışana değil, ücret verene olmalıdır.

Bu bakımdan namaz ve oruç gibi niyete muhtaç olan Allah´a yaklaştıran ibadetler için bir kimseyi icar etmek (kiralamak) sahih olmaz. Çünkü burada vekalet kabul edilmez, zira bunların sevabı/menfaati, ücret verene değîl, bu işi yapana ait olur. Namaz ve oruç gibi ibadetler mükellefin nefsini kırıp itminan bulması için vaz´olunmuşlardır; bunları mükelleften başkası onun yerine yapamaz. Vekaleti kabul eden her

ibadet İçin icare yapmak caizdir, ölü bir kişinin orucunu tutmak için diyet vermek, kurban kesmek için ücret vermek, zekâtı hak sahiplerine dağıtmak için ücret vermek caizdir. Çünkü mükelleften başkası da şer´an bu ibadetleri onun adına yerine getirebilir. Farz-ı kifaye olan ve niyete muhtaç olmayan ibadetlere gelince, eğer asılda şayi ise, yani her müsiüman bunu yapmakla mükellefse, bazı müslümanlann bu görevi yerine getirmesiyle diğerleri mesuliyetten kurtuluyorlarsa -meselâ cihad gibi- bu işi yapmak için başkasını kiralamak caiz olmaz. Çünkü müsiü­man cihad için savaş meydanına vardığında, cihad ona farz olur; onun yaptığı cihadın ecri, ücret verene değil, ona ait olur. Menfaat ücret verene değil de, çalışana ait olduğunda da icare sahih olmaz. Fakat ölüyü yıkamak, tekfin ve teçhiz edip defnetmek gibi aslında şayi. olma­yan birşey olursa, icare sahih olur. Çünkü bunlar terekeden karşılanır, tereke yoksa nafakasının üzerine vacib olduğu kimse yapar, o da yoksa bu görevi zengin müslümanlar yerine getirir. Bu durumda yapılan iş için ücret almak caiz olur. Kur´an-ı Kerim´in tamamının veya bir kısmının tâlimi de böyledir, zira burada asıl olan öğrenmek isteyenin malına veya öğrenmek isteyen´kişinin nafakasının üzerine vacib olduğu kimsenin malına bağlı olmasıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Karşılığında ücret alınmaya en layık olan şey Allah´ın Kitabı´dır.[5]

Aslında her mükellefin kasdedilmediği ilim öğrenmek ve kadı´hk yapmak da Kur´an tâlimi gibidir. Ezan gibi vacib olmayan İslâmî şiarların durumu da böyledir. Bunlar ücret karşılığında yapılabilir.

d. Kiralanan malın kendisinden (aynından) menfaat sağlamak kasdı olmamalıdır.

Bu bakımdan meyvelerini yemesi için bahçeyi, sütünü veya yağını alması için koyunu icare etmek (kasden olmak kaydıyla) caiz değildir. Çünkü icar akdinde aslolan, menfaatleri başkasına mülketmektir. Bu nedenle icar akdiyle bizzat mallar mülkedilemez. Çünkü bu, hakikatte intifa değii, istihlaktir. Oysa icarenin konusu intifadır. Ancak icare akdi kasden değil de tab´an bir menfaati içerirse caiz olur. Meselâ çocuklara bakmak veya emzirmek için bir kadın kiralandığı zaman, kadının sütü ol­duğu varsayılır ki bu ayn´dır. İhtiyaç ve zarurete binaen bu akid sahihtir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

Şayet sizler için (çocuklarınızı) emzirirlerse, onlara ücretlerini öde­yin.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <img> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar