Kur'an'ı Bulgarca'ya çevirirken Müslüman oldu

Sofya Üniversitesi'nde Klasik Arap Edebiyatı dersi veren Prof. Dr Svetan Teofanov, Bulgarca Kur'an-ı Kerim meali hazırlarken Müslüman oldu

Sofya Üniversitesi'nde Klasik Arap Edebiyatı, Kur'an-ı Kerim ve hadis dersleri veren Prof. Dr. Svetan Teofanov, Bulgarca Kur'an-ı Kerim meali hazırladı. Oxford İslam Araştırmalar Merkezinde ihtisas, Moskova Şarkiyat Enstütüsünde doktora yapan Teofanov, birçok kitap yazdı. Ancak hayatını değiştiren çalışması Kur'an-ı Kerim'in Bulgarca meali oldu.

20 yıllık papaz Müslüman oldu ülke karıştı

20 yıllık papaz Müslüman Bulgaristan’da 20 yıl kilisede görev y
apan papaz, İslam’ı kabul edince ülkede kriz çıktı. Vidin’de Ortodokslarla Müslümanların 2 asırdır yaptığı ortak aşure günü kutlamaları iptal edildioldu ülke karıştı.

Bulgaristan'da İslam'ı seçen papaz, Müslüman halk ile Ortodoks Hristiyanlar arasında 200 yıldan beri devam eden ortak Aşure günü kutlamalarına darbe vurdu.

ABD hapishanelerinde 93 kişinin hidayetine vesile oldu

Bilgin Erdoğan, 10 yıldır ABD’de yaşıyor. Amerika’da Devlet hapishanelerinde dini-rehber (Chaplain) olarak çalışıyor. Bu sure içinde Allah’ın lütfüyle, 93 kişinin hidayetine vesile oldu.

Bilgin Erdoğan, 10 yıldır ABD’de yaşıyor. Amerika’da Devlet hapishanelerinde dini-rehber (Chaplain) olarak çalışıyor. Bu sure içinde Allah’ın lütfüyle, 93 kişinin hidayetine vesile oldu. Kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdik…

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? ABD'de yaptığınız çalışmalar hakkında kısa başlıklar halinde bilgi alabilir miyiz?

Evvela size ve tanışmamıza vesile olan Kurani Hayat dergisine teşekkür ederim. Çanakkale-Biga doğumluyum. İlk-orta ve lise tahsilimi Antalya’da yaptım. Lisansımı Kıbrıs’ta İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine bağlı Uluslararası İlişkiler bölümünde, yüksek lisansımı ise İstanbul Fatih Üniversitesinde tamamladım. Yüksek lisanstan hemen bir iki sene sonra Amerika’ya yerleştim. On senedir Amerika’da yaşıyorum.

BATI, MEDENİYETİ MÜSLÜMANLARDAN ÖĞRENDİ

Fransız Prof. Dr. Andre Miquel İslam'ın bir müsâmaha dîni olduğunu söyledi. Bunu anlamak için İslâm tarihine bakmak gerektiğini ifade eden Miquel, "Hıristiyanlara ve Yahudilere İslâm dinini kabul ettirmeye çalışmadan, İslâmiyet bütün dünyaya kolayca yayılmış bir dindir" dedi. İslâm dünyasının tarihinde, asla engizisyon ve Yahudi katliâmı görülmediğini be-lirten Miquel, "Batılılar, bir yığın sebze türünü, bu arada reçel ve komposto yapımını da Müslümanlardan öğrenmiştir. Sulama tekniklerini, merinos koyununu ve melez ekim yapmayı bize onlar tanıttılar" dedi.
Hakses dergisinin Fransa'nın Madame Figara dergisinden yaptığı iktibasa göre, Mliquel, "islâm dünyasının altın çağları biz batılılar'da iz bırakmış değil, taa içimize işlemiş. Sanal ve bilim dallarında olanlar bir yana, bugün farkında olmadan kullandığımız pek çok kelime bile Arapça kökenlidir" dedi. Müslümanların ekonomik dinamizmi ve kültürel mirasları olma-saydı Rönesans'ın bu kadar zengin ve bu kadar ça-bük gerçekleşemeyeceğini söyleyen Miquel, "Dokuzuncu yüzyılda Bağdat'ta öylesine büyük bir ilim patlaması oldu ki, bunun sonucunda bilimler Sicilya ve İspanya yoluyla Batı'ya ulaştılar" dedi. (Basın]

KUR'ÂN: EN MUHTEŞEM, EN MÜKEMMEL KİTAP

Kur'ân-ı Kerîm'in Fransızca mealini hazırlayan, Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand'ın Danışmanı Prof. Jacques BerJue'den samimi itiraf: Fransa müslüman olacak! Ömrünü İslâmiyeti araştırmakla geçiren Prof. Berque, "Kur'ân Allah'ın kitabıdır" dedi.

Prof. Berque, 828 sayfalık eserini 15 yıllık araştırmadan sonra 5 yılda yazdığını belirterek, "Kur'an-ı Kerim dünyanın en muhteşem, en mükemmel, en nurlu edebiyat, dil bilgisi, mânâ ve ses bilgisini bir ara-da toplayan; sade görülmesine rağmen fevkalâde zor, zor görülmesine rağmen fevkalâde sade bîr ilâhî kelâm..." diyor.
Ülkesinde bugün 4 milyondan fazla müslüman olduğuna dikkati çeken Fransız bilim adamı JaosnJes Berque, "Bunun en az bir milyonu Fransız asıllı müslümanlardır. Bunlar İslâmiyeti araştırarak müslüman olmuşlardır. Çünkü islâmiyet çağdaş bîr dindir. Fransa'nın bir müddet sonra müslüman olacağını söylersek bu abartma olmaz" diye konuştu.

Kazançta helal duyarlılığına sahip olabilmek

Hayatın bütün alanlarını ibadet kapsamına alan İslam; helal yollardan kazanç sağlama çabasını ve bu amaçla yapılan iş ve ticareti de ibadet olarak değerlendirmiştir. (Bk. Muhlis Akar, İş ve Ticaret Ahlakı, Diyanet Yay.) Kur’an-ı Kerim’de meşru ölçüler içerisinde yapılacak her türlü alışveriş ve ticaretin helal olduğu (Bakara, 275.) bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz de, “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, (ahirette) peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraberdir.” (Tirmizi, Büyû; 4; İbn Mâce; Ticârât, 1; Dârimî, Buyû: 8.) buyurarak; müminleri iş ve ticaret hayatlarında dürüst davranmaya ve dolayısıyla helal kazanç duyarlılığına sahip olmaya teşvik etmiştir.

Helal kazanç duyarlılığının azalması ise kişinin inancının ve dindarlığının zayıflaması anlamına gelmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.): "İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o devirde kişi ele geçirdiği malı helalden mı, yoksa haramdan mı kazandığına hiç aldırmayacak." (Buharî, Buy’ü, 7; Nesai, Buyü, 2) buyurarak bu konuda ümmetini uyarmışlardır. Bu nedenle İslam büyükleri kişinin servetinin kaynağını araştırmamasını ve devamlı olarak Allah’ın murakabesi altında bulunduğunun bilincinde olmamasını iman zayıflığı olarak açıklamışlardır.

Helal çizgisinde hayat

Son yıllarda şöyle sözleri çok duymaya başladık: “Bize ne oldu?”, “Ülkemizde ahlaki ve milli değerler alanında yozlaşma arttı.” Artık toplumda, helal haram duygusunun kalmadığını, Allah korkusunun azaldığını düşünenlerimiz çoğaldı. Elbette toplumsal olayları tek sebeple açıklamak mümkün değildir ve toplumsal değişmelerin birçok sebebi vardır. Bu olumsuzlukların sebep veya sonuçlarından biri de insanlarda azalan helal haram duyarlılığıdır.

İslam dininin temel amacı insanlara hayatı boyunca kılavuzluk etmektir. Dünya ve ahiret mutluluğunu amaçlayan dinimiz, insanları her türlü kötülük ve yanlışlıktan korumak, huzur içinde yaşamalarını temin etmek için bazı davranışları yasaklamış, bazılarını ise helal kılmıştır. Allah’ın açıkça yasakladığı şeylere haram, yapılmasına izin verdiklerine de helal diyoruz. Örneğin, başkalarının malına, canına zarar vermek, hırsızlık yapmak, faiz alıp vermek, zina etmek haram; ticaret ve alış veriş yapmak, evlenip yuva kurmak helaldir. Bir başka ifade ile Allah’ın emir ve yasaklarına uymamak haram, yasaklamadığı konular ise helaldir.

‘İnsanları cehenneme sürükleyen yalnızca dilleridir’

Allah Resulü'nün Muaz bin Cebel'in sorusuna cevabı:İnsanların sıcaktan bunaldığı, hurma ağaçlarının altında istirahata çekildiği bir mevsimde Allah Resulü ve arkadaşları Bizans İmparatorluğu ile savaşmak amacıyla Tebük yollarındaydı. Sıcaklık gittikçe artıyor, düşman bir türlü ortaya çıkmıyor, yolculuk her geçen saat daha da zorlaşıyordu. Kur'an-ı Kerim o günleri zorluk zamanı olarak isimlendirmişti.

Sıcaklık artık tahammül edilmez bir boyuta varınca Ashab-ı Kiram kendilerini korumak maksadıyla etrafa dağıldı. Genç sahabi Muaz bin Cebel arkadaşlarını seyrederken Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemi gördü. Resul-i Ekrem yalnızdı. Koştu hemen Efendimiz'in yanına geldi ve bu fırsatı en iyi bir şekilde değerlendirerek şu soruyu sordu:

"Ya Resûlullah! Beni cennete girdirecek, cehennemden uzaklaştıracak bir ameli bana haber ver."

Mümin, iyi ve değerli kabul ettiği şeyleri infak etmeli!

"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir." [Al-i İmran: 3/92]

"Ey iman edenler, kazandığınız güzel şeylerden ve topraktan sizin için bitirdiğimiz ürünlerden başkaları için harcayın ama harcama için utanma ve iğrenmeden dolayı göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri seçmeyin." [Bakara: 2/267]

Enes radıyallahu anh anlatıyor!

Medine'de Ensar arasında en fazla hurmalığı bulunan Ebû Talha idi. En sevdiği malı da Mescid-i Nebevî'nin karşısındaki Beyruhâ adlı hurma bahçesiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi. "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye (birr'e) eremezsiniz" (Al-i İmran: 3/92) âyet-i kerîmesi nazil olunca, Ebû Talha Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem in yanına geldi ve: "Yâ Resûlullah! Cenâb-ı Hak sana: "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye (birr'e) eremezsiniz" ayetini gönderdi.

Günahlardan arınma mevsimi: Üç aylar (5)

Bu mübarek gecelerde kılınması gerekli özel bir namaz bulunmamakla birlikte, bu gecelerin fazileti ve yapılacak duaların kabul edilme ümidinin fazla olması sebebiyle, diğer gecelere göre daha iyi bir şekilde bunların ihya edilmesi gerekir. Özellikle kaza namazı kılma, teheccüt namazını artırma, Kur'an-ı Kerim okuma, tesbih, zikir ve dua ile bu geceler ihya edilmelidir. Diğer yandan gündüzü oruçlu geçirmek, hakkı bulunan kimselerle helalleşmek, yoksulları gözetmek, hayır-hasenat yapmak da bu günlerin en güzel ihya şeklidir. Bu gecelerde, nafile namazın en az iki rekat olmak üzere, istenildiği kadar kılınması büyük ecir kazandırır.

Kandil geceleri, Rabbimizin feyzinin, nurunun ve affının kulları üzerinde tecellî ettiği gecelerdir. Bu sebeple, Müslümanlar asırlardır bu geceleri ibadetlerle geçiregelmişlerdir. Her ne kadar zamanımızda bazıları: "Bu gecelerde yapılması gereken özel bir ibadet yoktur," deseler de böyle sözlerin üzerinde durmaya değmez. Nice ALLAH dostu, evliya, kavuştukları manevî derecelere bu mübarek gecelerde kavuşmuşlardır.

Son yorumlar

İçerik yayınları